anadolu kasko ve balkan bilgisi

anadolu kasko ve balkan bilgisi 

Kral Istvân ve halefleri, kiliseyle ilgili düzenlemelerde hukuki b olan apostolik elçi sıfatını taşımıyorlardı. Ancak Istvân yine batıda|ç| ** krallar modelini takip ederek ülkenin değişik, ancak özellikle nüfusu^'^ duğu on ayrı yerde piskoposluklar oluşturur. Kurulan piskoposluklar r se sahalarında üretimin 1/10'una karşılık gelen öşür türünden {dezsi^ gi toplama yetkisine sahip olmuşlardı. Bu piskoposluklar arasından g ve Kalocsa kral Istvân egemenliğinin başlangıç yıllarında başpiskoposj^^ nma ulaşır ve bu şekilde Macar kilisesi üzerindeki Salzburg ve Passau)^^' başrahiplerinin egemenliği kırılır. Kilise teşkilatında Pannonhalma ı,. önemli bir yere sahiptir. Bu manastırın kilise konularında doğrudan £5^^ başpiskoposluğuna ve davalı konularda ise sadece kralın hükümlerine!,.' mak gibi bir ayrıcalığı vardı ki bunu içindeki eğitim-öğretim misyonusay^ krala borçluydu. Manastır, latince Macar edebiyatının ve genel o]arak](j|j merkezi haline gelmiş, bu haliyle Zoborhegy ve Pecsvârad manastırlanj^^ dan da sivrilmiştir.
Yeni kurulan devletin teşkilatına kısaca bakarsak, devletin üst kade% çalışan memurlar kralın maiyetindeki saray halkından oluşmaktadır, lst(j koyduğu yasaya göre sarayın başı nâdor veya palatinustur ve kraldansoı geniş yetkilere sahip kişidir. Teşkilatta göze çarpan noktalardan biri vk( denen krallık illeridir. Yurt işgalinden sonra boy veya soy esasına göre d® lenen idari yapı yerine araziyi esas alan yapı, seleflerince başlanmış olsjı gelişmesini şüphesiz Istvân'ın zamanındaki çalışmalara borçludur ve U,s yıldan günümüze kadar da koruna gelmiştir. Macar vârmegye sisteminijl nağı üzerinde tartışmalar mevcuttur. Sistemin kökünü Frank-Alman comte bağlamak isteyenler bunu yaparken bir zamanlar Macarların da bulatinfe nolojiyi kullanmalarından hareket etmişlerdir. Öte yandan yurt işgali sm Macar boy reisleri Slav idarecilerin kalelerine el koymuşlar, böylece Slavü yapısı korunmuş ve Istvân da sistemi bunun üzerine oturtmuştur. Bu varss!i da illerin ve memuriyet adlarının Slavca olması bir temel teşkil etmiştir.Si® tamamen Macar toplumunun iç dinamiklerinden doğduğu şeklindeki varaf 1ar üzerinde de çokça durulmuştur. Bunlardan ilkine göre yeni Macar Iffi illeri, ülkenin değişik bölgelerindeki genus\eLr\n fsoy) asli mülkleri üzerinf» rulmuştur. Slavların Pribina tarzı teşkilatının devam ettirildiğini savunanjf' son çalışmalarda reddedilmektedir; anahtar görevindeki jupan (Macari» ispân, yani il idarecisi] sözcüğü de sadece Slavcadan açıklanamaz, burada!^ Bulgarlarının aracılığının da rolü göz önünde tutulmalıdır. Bu en yeni varsak’ göre illerin sınırları bir çok yerde soyların değil, boyların eski yerleşimyedf-göre düzenlenmiştir. Bunun nedeni boy yöneticilerinin etrafında bulunana» toprakların daha küçük birimlere taksim edilmesinin mümkün olmayişıd“
BALKANLAR EL KİTABI 1177
Istvân, yasama, diplomatika ve sikke basma gibi konularda daha ziyade Alman modelini izlemiştir. Ekonomik ve toplumsal alanda Batı Avrupa'ya özgü feodal yapının oluşmasına çaba göstermiş, özel mülkiyet kavramını yerleştirmiş ve kilise ayrıcalıklı hale gelmiştir. Yasalarında, serbestler ve köleler arasına keskin ayrımlar koymuş, kölelerin hak mahrumiyetini de bir hukuk olarak düzenlemiştir.
Istvân ve bazı boy reisleri arasında meydana gelen kanlı çarpışmalardan sonra serbest Macarlar topluca köle sınıfına girmiş ve aynı zamanda çoğu zaman zorla vaftiz edilmişlerdi. Bu olay, özgürlüklerini kaybeden Macarlarda şüphesiz devlet ve hıristiyanhğa karşı bir nefretin oluşmasına neden olmuştur. Istvân’ın feodalizmi ve hıristiyanlığı büyük bir gayretkeşlikle hatta cebir kullanarak ülkede yerleştirme siyaseti, hükümdarlığının son zamanlarında kendisine karşı hareketlerle cevap bulmuştur. Bunun başında yakın akrabası Vazul vardır. Paganlığa olan bağlılığı ile bilinen Vazul, Istvân’ın tek halefi Imre’nin ölmesi üzerine taht iddiasında da bulunur ve bir suikast düzenler, ancak başarısız kalır, gözleri dağlanır, oğulları ise yabancı ülke saraylarına iltica ederler. Bu sıralarda daha önceleri gayet uyumlu olan Alman-Macar ilişkileri de bozulmaya başlamıştır. II. Konrad, Alman egemenliğini kabul ettirmek için 1030’da Macaristan’a saldırır. Ancak ordudaki açlık nedeniyle bu seferi başarısızlıkla bitmiş, üstelik Istvân Viyana Havzasını işgal etmiştir.
Yurt işgal eden Macarların devlet kurma eşiğine gelmesinde ve kısa bir sürede Avrupa’ya uyum sağlamasında çeşitli ve karışık etkenler vardır. Boy-boybirliği sisteminin süratle çökmesinin yanısıra, yerel halkın ilk zamanlarda askeri faaliyetlerden uzak tutulması ve yurt işgalcilerinin ezici çoğunluğunun aynı dile sahip olması, daha doğru ifadeyle dil bilincine sahip olması bu etkenler arasında daha ön plana çıkmaktadır.
Macar milletinin ve Macar devletinin Doğu Avrupa’da kısa zaman zarfında oluşmasında, Karpat Havzasında birlik arz eden, organize bir siyasi oluşumun mevcut olmayışı ve aynı bölge halkının yurt işgali döneminde başka siyasi birliklerin, Moravyalıların, Frankların, Bulgarların, Hırvatların, Sırpların uç bölgelerinde bulunmasının rolü yadsınamaz. Öte yandan Macar Devleti’nin kurulmasında, Slavlar arasında yaşayan asimile olmuş ve kaybedilmiş imparatorluklarını canlandırmak için Macarlardan yardım uman Türk kökenli Avarların da önemli rolü olmuştur. Keza Bulgar boylarının reisleri de Macar Devleti’nin kurulmasında işbirliği yapmışlardır, zira bunlar da Slav nüfusa karşı bu yeni egemenlerden destek beklemişlerdir.
Macar Devletinin Güçlenmesi
Istvân'ın ölmeden önce halef gösterdiği yeğeni Venedik dojesinii,
(1038-1041, 1044-1046), feodalizm ve Hıristiyanlığın yayılmasında
daha sabırsız bir gayret göstermiştir; Macar beylerini bertaraf edefç|^*^ İtalyan ve Alman soylularına dayamıştı. Ağır vergiler koyan, kısasiirej^ piskoposu görevinden azleden yeni kral, selefinin dul karısına dabiacn,, ^ mülklerine el koyarak özgürlüğünü elinden almıştır. İcraatından hoşum' yan Macar ileri gelenleri bir saray darbesiyle kendisini tahttan indirerek Kabar yönetici sınıfından Aba Samuel’i (1041-1044} seçmişlerdir. Aba ve güneydeki bogomil hareketine daha ılımlı bir çizgi takip etmiştir, göre antik Hıristiyan öğretilerinin canlanmasında çaba göstermiştir. yardımıyla ülkeye giren Peter, Aba'yı bir muharebede yener ve başını]^ Peter'in ikinci hükümdarlığı Macarlar için kriz noktasıdır ve ülkeyi kısasti^ I de olsa Alman vassali yapmıştır. Bu arada ülke paganlık-Hıristiyanlıkvefjj
'devlet-boy devlet arasında çalkalanır. Batı Tuna'daki boy reislerinden ^
ganhk adına isyan eder. Sonuçta Peter tahtından kovulduğu gibi devringel»lerince gözleri dağlanır.
Arpâdlar soyundan olan ve Vazul'un sürgünde bulunan oğullan Hııij, Andrâs ve pagan Levente ülkeye geri döner. Andrâs pagan isyanını bastirıru, giyer, l. Andrâs (1046-1060), Alman taraftan bir hükümdarı bertarafettijı
III.Henhk’in gazabını şüphesiz hesaba katmış, bu arada Bizansla dostlukih leri kurmuştur; Monomahos tacı bu ilişkilerin somut bir hatırasıdır. (İlkel Alman ordularının saldırısına uğrar, ancak yeni kral bunları savuşturmayı^ Veraset kavgaları I. Istvân'ın ölümünden sonra ülke istikran için enbüyükpc lemlerden biri olmuştur. (Büyük) Prens Geza ve 1. Istvân'ın yerleştirmeyeli tığı hıristiyan veraset sisteminin (primogenitura), yani tahtın ilkdoğumlıi göre babadan oğula intikali prensibinin, bozkır-Türk veraset sistemi karşıa uzun zaman kökleşmemesi yukarıda sıralanan iktidar kavgalarına nedenolıs tur. I. Andrâs da hıristiyan usullerince oğlunu tahta geçirmek isteyince,Iaı4 Bâlâ'nın muhalefetiyle karşılaşır. Lehlerin de yardımını alan Bela, kralI.Aıiilıi yener ve tacın yeni sahibi olur.
Vata'nın oğlunun çıkardığı Tuna batısındaki son pagan ayaklanmasınıli* (1060-1063) şiddetle bastırır. Ancak onun kısa hükümdarlığına, Almanlaf®^ yardımıyla Salamon son verir. SaJamon (1063-1074} zamanında Macaro# Venedik'e karşı Hırvat kralını desteklemek için Dalmaçya'da ve Belgradonl*' de görünürler. Kısa bir süre için bu kaleyi Bizans'tan almayı da başanrlar(li) Ülkede kraliyet ailesi üyeleri arasında mücadele tekrar başlar; İmparatoru^ teklediği Salamon ve hem papa VII. Gregorius'un hem Bizans’ın yardımım.
/. Bâlâ'nın oğlu Geza arasındaki çekişme sonucunda, Geza yeni Macarkı^anadolu kasko