anadolu kasko ve balkan bilgiler

anadolu kasko ve balkan bilgiler

 Macar Kutsal Tacı’nın kasnağı, Bizans imparatorunun 1. Geza’ya (1074-1077) hediyesidir. Kasnaktaki yazıta göre I. Ceza “Turkia'nm mümin kralı"dır.
Yaklaşık yarım yüzyıllık iç çekişmeleri Geza’nm kardeşi I. Lâszlö (1077-1095) ortadan kaldırır. I. Lâszlö, İmparatorluk mücadelesinde papa yanlısı Rudolf’la müttefik olmakla ve onun kızını almakla Papa VII. Gregorius'un koruyuculuğunu kazanmış, dış siyasetteki durumu iyi değerlendirerek Macaristan’ı Doğu Avrupa’da kuvvetli bir unsur haline getirmiştir. Yurt işgalinden sonra Macar sahası olan Slavonya’yı ülke topraklarına katmış ve Zagreb’te bir de piskoposluk kurmuştur. Bu çağda Sava nehrinin güneyinde ve Adriyatik sahilinde bulunan Hırvatistan’daki Zvoinimir’in ölümünden sonraki olaylara da müdahil olur. Hırvatistan’ı işgaldeyken, Bizans’ın Kumanlan Macaristan’a saldırtması üzerine ülkeye döner.
I.Geza’nın oğlu ve bir zamanlar piskopos olan Kalman (1095-1116) tahta çıktığında halefinin siyasetine devam eder. Eğitimli oluşu ve kodekslere olan ilgisi nedeniyle sonradan Könyves (kitapçı) lakabını alan Kalman, selefinin asıl taht adayı ve Hırvatistan prensi olan Almos’un gözünü dağlatmıştır. Dış siyasette son derece becerikli davranır, selefi gibi Alman tehdidinin uzak olduğu durumda ve papa II. Urbanus’un tarafında ülkenin sınırlarını güneybatıya doğru genişletir ve Hırvatistan fethini tamamlar. Dalmaçya’nın önemli kısmını da ele geçirir. Merkezden uzaktaki ülke topraklarının başına prens, voyvoda veya bân rütbesiyle yönetici atanması bu dönemdedir. Hırvatistan ve Dalmaçya’ya prens veya bân, Erdel’in başına da voyvoda konur. Kalman, Bizansla diplomasiye de önem vermiş ve Lâsziö’nun kızı Piroska’yı Bizans sarayına, loannes Komnenos’a gelin göndermiştir.
Macaristan, 11-12. yüzyıl dönemecinde ana batlarıyla feodal bir devlet haline dönüşmüştü; yine de Batı Avrupa’dakinden bir çok alanda farklıydı, örneğin oradaki hükümdarlara nazaran Macar kralı çok daha despot bir görüntü arz ediyordu. Bu dönem edebiyatın parladığı ve latince sayısız önemli eserin yazıldığı bir dönemdir. Ruhban sınıfı da aynı dönemlerde jmrt dışına, özellikle Paris’e eğitim için giderler.
Kâlmân’ı, oğlu II. Istvân (1116-1131) takip etmiştir. 11. Istvân zamanında özellikle Dalmaçya problemli olmuştur. Bir çok kez Venediklilerle burası için çarpışmış, bu mücadelelerinde papa ve Normanlarla ittifak kurmuştur. Peçenek-Macar ilişkileri bu tarihlerde yeniden canlanır. Peçenekler, 10. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak sürekli olarak arkalarında önce Uzların, sonra da Kumanların baskısını hissetmişlerdir. Bu baskıyla ilk Peçenek grupları (büyük) prens Taksony zamanında, reis Tonuzoba önderliğinde Macaristan'a yerleşmişlerdir. (Büyük) Prens Geza zamanından başlayarak ülkenin özellikle batı bölgelerine bir savunma unsuru olarak ve gayet dağınık bir şekilde yerleştirilmişlerdir. Kralın as-
edildiği içinyaptığıilkj taraftarlarını tasfiye etmek olmuştur. Güneybatıya genişleme siyasetinesj|^ gibi o da devam etmiştir. Venedik'e karşı mücadele etmiş, Bosna’nın birjjj, ve Rama nehri bölgesini işgal etmiştir.
II.Bela’nın ölümünden sonra oğlu II. Geza (1141-11623 henüz çocuij. tahta geçer. Yüzyılın ortasında Friedrich Barbarossa zamanında impaı^ij, gücünün zirvesine ulaşmış bulunuyordu ve bu Macaristan için bir tehditlıi alıyordu. Ayrıca Bizans'ı yükseltme amacındaki Manuel, Venedikle anlajjj; sonra Macaristan işleriyle meşgul olmaya başlamıştı. Bizans, Normanlan. dırınca Geza da Bizans’a karşı ayaklanan Sırpları destekler, ancak Belgrii güneyinde birleşik Sırp-Macar ordusu yenilir, Sırp II. Uroş Manuel’etakif (II503. Bir yıl sonra Bizans ordusu Zimony kalesini de ele geçirir. Kıalj darını güçlendirmesine rağmen Geza, bir dizi savaşta ülkenin gücünüeritıu Galiçya prensine karşı alınan galibiyete rağmen 1151-1152 yıllarındakife seferleri sadece Kiev prensine yardım amacı taşımaktadır. Bu seferlerin)® ğı huzursuzlukla soylular ve rahipler Geza'nın karşısına kardeşi Istvâniçıb Geza, bu durum karşısında Istvân'ı ve diğer kardeşi Lâsziö'yu sürgünegönık İki kardeş Bizans'a iltica eder. Geza, papalıkla imparatorluk arasındakiilişö den yararlanmış, bu sayede taraftarı olduğu papa III. Alexander’danayrıcaİ verileceğine dair söz almıştır (II6O3.
II.Geza'nın erken ölümü üzerine vasiyeti gereği III. Istvân (1162-1172)^ la oğlu tahta geçer. Bizans imparatoru Manuel, kendisine sığınan yeni kraliJ< çalarını, Macaristan’ı vassal devlet haline getirme umuduyla Macaristanüsf orduyla gönderir. Bu kriz esnasında önce II. Lâsziö (1162-11633, daha sonul
IV.Istvân (11633 tahta otururlar. III. Istvân babasının aldığı ayrıcalıklardaü ragatle papadan yardım alır; Bizans imparatoru Manuel ile kardeşi HırvaoS» Dalmaçya prensi Bela’nın Bizans sarayına despot ünvanıyla gitmesi anlaşır ve tekrar tahta geçer.
Manuel, Macar soyluların da isteği üzerine sarayında bulunan Bela'yı. Bizans’ın çıkarlarını gözetmesi karşılığında 111. Istvân’ın halefi ilan eder. 111. Bela (1173-1196) Macar kralı olduktan sonra Manuel'in ölümü üzerine Bizans'taki karışıklıktan yararlanmayı bilmiştir. Balkanlarda daha önce kaybedilen toprakları geri almış, Tuna-Sava hattını da sağlamlaştırmıştır. Onun dış siyasetini daha çok doğu ve kuzey yönündeki yayılmacı siyaset oluşturur. Düzenlenen Haçlı seferine katılmamış, onun yerine Galiçya ve Rus prensleri arasındaki krizden yararlanarak kısa süreliğine de olsa oğlunu Galiçya tahtına oturtmuştur. Dalmaçya kıyılarındaki topraklar yüzünden Venedikle de birçok kez savaşa girişmiştir. Macar kraliyet amblemine çift haçı o koydurtmuş, ikinci oğlu Andrâs'a da kutsal topraklara haçlı seferi düzenlemesini vasiyet etmiştir.
111.Bela ölünce İmre (1196-1204) Macar kralı olur. Dikkatini Balkanlara çevirir; Sırp büyük prensliği tahtına kendi sadık bir adamını oturtmuş ve Sırp kralı ünvanını almış, yeniden canlanan Bulgar Devleti üzerinde hakimane emeller gütmüşse de papa 111. Ince’nin düşünceleriyle ters düşmüştür. Papa, doğu kilisesini topraklarından uzaklaştırması ve bu Balkan ülkesini Roma’ya bağlaması için çar Kaloyan’a bir taç göndermiştir. İmre’nin tek oğlu 111. Lâsziö (1204-1205) kısa süre için tahtta kalmış, amcası Andrâs’dan kaçarak Viyana'ya sığınmıştır.
II. Andrâs (1205-1235) zamanında çığır açan iç gelişmeler yaşanmıştır, otuz zarfında I. Istvân, 1. Lâsziö ve Kalman dönemindeki arkaik feodal model parçalanmıştır. Kilise mülklerine dokunmadan, ancak kraliyet mülklerinin elde edilecek gelirine karşılık verilmesini, yani mukataa sistemini uygulamaya koymuş, bunu yapmakla krallık illeri sisteminin temellerini değiştirmiş, aynı zamanda soyluların ekonomik ve siyasi gücünün artmasına, kral ve soyluları birbirinden ayıran uçurumun kapanmasına ön ayak olmuştur. Büyük mülk sahiplerinin yani baronların gücü 13. yüzyıl boyunca artmış, hatta yüzyılın sonuna doğru Ârpâd hanedanı krallarının üstüne çıkmıştır. Küçük mülk sahibi serbestler 13. yüzyıl başına kadar doğrudan doğruya krala bağlıydılar, bu nedenle bunlara serviens regis deniyordu. İç siyasetteki hakları ve kral tarafından kendilerinin egemen elit tabakaya kabul edilmeleri için gayretleri olmuştu. Bu gayretleri 11. Andrâs’m yayımladığı Altın Ferman {Aranybulla^ ile 1222’de karşılık buldu. Bu fermanı kralın gücünü sınırlaması nedeniyle Magna Carta'ya benzetmek adet olmuştur. II. Andrâs keza selefleri gibi doğu merkezli bir dış siyaset izlemiş, 1205’de Galiçya ve Lodomeria kralı ünvanını almıştır.
kurar. Batu kağanın kral Bela'ya (1235-1270) yazdığı mektuptan,nj! olaylardan haberdar olduğu ve Macaristan'a saldırma nedeni oldugu^H tadır. IV. Bela döneminin şüphesiz en önemli olayı Kuman göçleri ve dır. Moğollar muazzam bir orduyla 1237'de Volga Bulgaristan'ı veF ■
işgal eder. 1238'de ise Kumanlara hücum ederler. Köten kağan bozlfi,., nın çoğunluğu batıya göç ettiği için yeterli gücü toplayamaz vekavmiyjJ
IV.Bela'dan iltica talep eder. O da Katolik dinini kabul eder. 1239-anadolu kasko