anadolu kasko ve balkan bilgileri

anadolu kasko ve balkan bilgileri

 Kumanlar Radna geçidinden ülkeye girerler. Ülkeye dağınık biçimdeye/'* 1er; kral ise, Kumanları merkezi iktidarı güçlendirecek bir kuvvetolaraL' için kağanın ailesini sarayına yakın iskan ettirir. Kumanların etkisinden? Macar aristokrasisi bundan hoşnut olmaz. Moğolların Macaristankapılj^j^' yandığı sırada yakın görünen felakete Kumanların neden olduğu döşiinces, ve Macar-AIman askerleri Köten'i öldürürler. Kumanlar, kağanlarınınin!|! almak için Tuna-Tisza arasından etrafı tahrip ederek güneye inerler.
Moğollar Doğu ve Orta Avrupa'ya üç orduyla saldırır; bunlardan bin netiminde Verecke geçidinden Macaristan'a, Kadan ve Subutay'ıngiineyım ise Erdel'e saldırır. Kuzey ordusu Lehleri ezip geçer ve Karpatlara dönıiptc akın ederler. Moğollar inanılmaz bir hızla Tisza bölgesine ilerler. 1241'ılei Sajo ırmağı yakınındaki Muhi ovasında Moğollarla savaşır. Artık göçebej tarzını hafızasından silmiş ve ağır teçhizatla donanmış Macar ordusu, Mop karşısında kesin ve ağır bir yenilgi alır, kral zor kurtulur, oğlu Kâlmânisd Moğollar 1242 kışında donan Tuna üzerinden geçerek, ülkenin baüböljelj de tahrip ederler. Bir ordu Dalmaçya'ya giden kralın peşine düşer. IV. Bela, istilası karşısında papadan ve Alman-Roma İmparatoru'ndan yardımtalş miş, hatta buna karşılık imparatora vassal olmayı teklif etmişse dehiçbiryüs alamamıştır. Ülke tam anlamıyla felakete uğramıştır; Macar Devleti varlıkyıi eşiğine gelmişken talih eseri bundan kurtulmuştur. Zira büyük kağanÖgöJî ölümü üzerine Batu kağan ve seferde olan diğer beyler kağan seçiminekatıfc için geri dönerek ülkeyi boşaltırlar.
Bu faciadan sonra Macar kralı ülkeyi tekrar kurma çalışmalarına başlffil çelikli işi ülke savunmasının kabiliyetini artırmaktır. Taş kaleler inşaaeî baronların özel birlikler kurmasına izin verir, orduyu yeniden düzenlet* prensleriyle daha sıkı ilişkiler kurar, Galiçya ile ittifak yapar ve Moğolların!*' ketlerini önceden bildirecek bir ulak ağı kurar. Ayrıca kraliyet gücünü artn* için, ülkeden çıktıktan sonra Bulgaristan ve Aşağı Tuna düzlüklerinde Kumanları tekrar davet eder. Bu davet Kumanları cezbeder, zira Bulg^ Asen'in ölümüyle buradaki durum karışık bir hal almıştı. Kumanları kar isteyen IV. Bela oğlu Istvân'ı Kuman prensinin kızıyla evlendirir.
BALKANLAR EL KİTABI 1183
Moğol İstilasının sonuçlarından biri, arkaik feodal yapıyı canlandırmak isteyen kralın, ülkenin tahrip olmasından sonra büyük mülk sahiplerini destekleyip toprak bağışında bulunmasıdır. Buna bağlı olarak kraliyet iktidarı şüphesiz azalmış, baronların gücü ise artmıştır. Ellerinde büyük mülkler toplanmaya başlar ve 13. yüzyılın sonlarında baronlardan çoğu hükümdardan
Baronların gücünün nasıl arttığı yeni kral V. Istvân’m (1270-1272) veliah-tının esir edilmesiyle ortadadır. Yeni kral bu kederle ölür. Veliaht serbest bırakılır ve Macar krallarının tac giydiği Szekesfehervâr’da IV. Lâsziö (1272-1290) adıyla kral yapılır. Sonraki Habsburg împaratorluğu'nun çekirdeği olan aile egemenliğinin temelinin atılması biraz da onunla ilgilidir. Egemenlik mücadelesi veren Habsburg Rudolf ve Çek kralı Ottokar, Macar kralını müttefik olarak yanlarına çekmek istemişlerdir. IV. Lâsziö, Ottokar’ı daha tehlikeli görmesi nedeniyle Rudolf’un tarafına geçer. Macar ordusu ve bu arada Kuman savaşçıları Morvamezo'de Çekleri kesin bir yenilgiye uğratırlar (1278). Kralın etrafındaki Kuman nüfuzu oldukça güçlüydü; kral bundan etkilenerek ve annesinin de bir Kuman oluşu nedeniyle kendisi de pagan bir Kuman gibi yaşıyordu. Kuman Lâszio lakabı da onun bu davranışlarından gelmektedir. Hem büyük mülk sahiplerini hem de Hıristiyanlığa aykırı tavırları dolayısıyla kiliseyi karşısına alır.
Kilisenin bu sorunu çözmek üzere papadan yardım istemesi üzeriDç piskoposunu elçi olarak Macaristan'a gönderir. Bunun üzerine KuJgS. tiz edilmesi ve daimi şekilde yerleştirilmelerine karar verilir. 1279(j^ nunla, yedi boy üzerine kurulu Kumanlar genel olarak boylara görey^-Borçol boyu Maros ve Temes nehirleri arasına, Çurtan boyu Tuna-TisJ" Ulaş boyu Tisza ve Körös nehirleri arasına, Koğur boyu Maros'ungû^ leştirilir. Muhtemelen İlunçukadlı boy keza Tuna-Tisza arasına, diğer? Tuna ve Sârviz nehirleri arasına, Körös ve Maros arasına yerleşmişti, ^
IV. Lâsziö'nun ölümü çok sevdiği Kumanlann elinden olur. Ârpâ(jj|j, nının son üyesi III. Andrâs [1290-1301) sorunsuz bir şekilde taş giyel i kilise mülklerine göz diken baronlarla uğraşmış, dışarıda ise yabancı taJı^ lehyle karşı karşıya gelmiştir. Habsburglu Rudolf Macaristan'ı oğlunak ve prens AIbrecht taç üzerinde hak iddiasıyla ortaya çıkar. Napolili Anjonj danını destekleyen papanın taht taleplerini reddetmesine rağmen, kenin batısında işgale başlar. III. Andras’la da savaşa girer. 129rdeHai4 Macarlar karşısında yenilince buraları boşaltır. Göçebe bir kavimden bir^ yaratan, yurt ve devlet kuran, I. Istvan ve I. Lâsziö gibi kilise tarafindaiıv ilan edilen krallara sahip Arpâd hanedanı III. Andrâs'ın ölümüyle erkelılji dan sona ermiştir (14 Ocak 1381).
Anjoular Dönemi
III.Andrâs’ın ölümünden sonra ülke yedi yıl başsız kalmıştır, Gerçii nin bu sırada taçlı kralları olmuştu, ancak gerçek bir iktidara erişememisf Taht çekişmelerinin ardından Arpâdlarla anne tarafından akraba olanABjm ailesinden I. Kâroly (1308-1342) taç giyer. Öncelikle illerdeki beyleri sı* rak hükümdarlığının ilk on yılında egemenliğini sağlamlaştırmıştır. Maçan: lumunun ve devletin gelişme eğilimlerini bilerek bir dizi reformlaryapE Paranın 250 yıl sürekli değer kaybetmesinden sonra değeri sabit olanaltt gümüş para bastırmıştır. Vergi sistemini çağdaş hale getirmiş, ilbeylerii gelen ve silahla dahi karşı karşıya geldiği büyük beylerin ve ailelerin beıt? edilmesiyle yeni bir aristokrasi yaratmıştır. Daha çok iç işleri rayına oturt; isteyen I. Kâroly dışarıda Napoli tahtı üzerindeki hak iddiasından vazgeç miş, Dalmaçya kıyıları için Venedikle mücadele etmiştir. Bosna banınındesSİ ni almış, Sırp kralları karşısında başarılar elde etmiştir. Ancak bubaşanlar^ Duşan’ın Anjoular karşısında güçlenmesini engelleyememiştir. Kuman Toktamir'in oğlu Basarab'ın Eflak'ta Rumen devletini kurması 1. Kârolyt^' nına rastlar. Basarab’ın 1324'te Szöreny hanlığına saldırmasıyla ilk çeki?''' başlar. 1. Kâroly 1330’da Basarab’ı ortadan kaldırmak amacıyla Eflak'a bap orduyla girer. Macar kralı ordusunun açlık tehlikesi karşısında anlaşmaya)
BALKANLAR EL KİTABI 1185
mış, ancak bir çarpışmada canını zor kurtarmıştır. Basarab ise bağımsızlığını, en azından I. Lajos zamanına kadar, ilan etmiştir.
1. Kâroly halefi I. Lajos’a (1342-1382) fetihlere girişebilecek kadar sağlam bir devlet ve ordu bırakarak ölür. I. Lajos babasının bıraktığı mirasla, Anjou devletinin temellerini sarsmadan oldukça aktif ve saldırgan bir siyaset yürütür. Babası gibi Napoli krallığı için ailesi ve kendi adına mücadele etmiş olmasına rağmen çabalan kalıcı bir sonuç vermemiştir. 1349'da Napoli'yi işgal eder, fakat papalık ve Venedik, Macarların yayılmacı ve tehditkar girişimlerini farkederek karşı koyması üzerine geri çekilir. Dalmaçya’nm tam anlamıyla Macar tacına bağlanması da 1. Lajos'un Venedik’le yaptığı savaşların sonucudur. 1358 ve 1381 barışlarıyla Venedik, Dalmaçya’nın birçok şehir ve adayla birlikte Macar toprağına dahil olmasını ve yıllık vergi ödemeyi kabul eder. 1. Lajos sadece kutsal tacın sınırlarını genişletmek değil aynı zamanda ve özellikle Balkanlarda katolikliği yaymak üzerine siyaset yapmıştır. Onun Balkanlarda Ortodoksluğa ve bogomilciliğe karşı yaptığı din mücadelesi Türk egemenliğinin bu topraklarda yayılmasına yardımcı olduğu bir gerçektir. Eflak’ta Basarab'ın devletini kendine vassal kıldıktan ve Karpatların güneydoğusunda Moldova voyvodalığını kurduktan başka, Tatar-Kumanlar arasında da katolikliği yaymaya girişir, ancak bu sahaya göç eden Ortodoks Rumenlerin direnciyle başarısız olmuştur.
Bazı tarihçilere göre ilk Osmanlı-Macar teması 1363 baharında gerçekleşir. Papanın "en Hıristiyan kral" dediği I. Lajos, Eflak ve Bosna voyvodalarıyla beraber Makedonya’da Sırplarla ve daha sonra Bulgarlarla birleşir ve Edirne'ye doğru yürür. Meriç civarında Sırpsındığı denilen mevkide bu birleşik kuvvet ve Türk ordusu karşılaşır. Uzun Macar-Türk ilişkilerinin başlangıç noktası bu olay olarak görülür. Müttefik ordu ağır bir yenilgi alır, Lajos ise ölümden döner. Macar kralı Türklerin ne kadar tehlikeli olduğunu bu savaştan sonra tecrübe etmiştir. 1373’de Macaristan, Lehistan ve Dalmaçya’da Türklere karşı bir haçlı seferi düzenleyebilmesi için papadan destek ister. 1375’de yine bir savaş girişiminde bulunur ancak bu da bir önceki gibi Osmanlı fetihlerinden çekinen Rumen voyvodaları Layk ve Radul’un Türk tarafına geçmesiyle boşa çıkar. 1380’de de benzer durum tekrar eder.
Macar tarihinde oynadığı büyük rol nedeniyle "Nagy" (büyük) sıfatı verilen Lajos bir erkek çocuk bırakmadan ölmüştü. Bu durum bir süre taht kavgalarını doğurmuştur. Sonuçta kızı Mâria tahta oturmuş, ancak bölünmeye giden süreçte başarısız olunca Lüksemburg hanedanından eşi Sigismund (1387-1437) ile beraber 1395'e kadar ülkeyi yönetmiştir. Macar tarihçiliği bu aşamayı, hanedan değişiminin arkasında yatan ekonomik ve toplumsal gelişemelere bağlı olarak Macar ortaçağı içerisinde bir dönüm noktası olarak görür. Biz de araştırmamızı bununla sınırlandırıyoruz. Bağımsız Macar ortaçağı ise 1526’da OsmanlIların Mohaç meydanında Macar ordusunu tam bir yenilgiye uğratmasına kadar devam edecektir.anadolu kasko