anadolu kasko ve balkan bilgilerimiz
Balkanlar’ın siyasî tarihinde önemli bir değişim yapmış ve etnik yönden j meşine sebep olmuştur. Bu geliş özellikle de Kiev Rusyası ile MacarlarJ* daha büyük bir tesir göstermiştir. Peçenekler kaynakların ifadesineg yıllarında Volga’yı geçerek Macarlar'ın yerine Don-Kuban havalisine, Don nehrinden Dnyeper’in batısına kadar olan bozkırlara yayılmışlardı^ 943-972 yılları arasında Don boylarından gelen Uzlar’m baskılan sonucum; nümüzdeki Macaristan topraklarına yerleşmişlerdir. Volga’nın batısınagit|| zaman Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlar tenha idi. Peçenekler’in Volga,tikleri sırada, Macarlar’ın ana kütlesi Doneç nehri sahasında "EteJközû'^ yerde bulunuyor ve Hazar hakanı tarafından görevlendirilen/Irpod ad: başbuğ tarafından idâre ediliyordu. Doğudan gelen Peçenek hücumlanıu; yanamayan Arpad’m idaresindeki Etelközü’deki Macarlar, yeni yurtlarbılî gayesi ile batı yönünde harekete geçmişler ve Karpatlar-Tisa’ya kadaruzai rılmışlardır. Böylece Peçenekler, Don ve Kuban boyları ile Orta veAşapnjif Kırım ve Tuna’ya kadar 2000 km’den daha fazla bir alana yayılmışlar^ sırada Peçenekler sekiz uruğdular ve her bir uruğ bağımsız harekelet le beraber, yine de toplu bir şekilde yaşıyordu. Bizans İmparatoru Komts Porphyrogennetos’nn oğluna hitaben yazdığı De Admmistrando İmperioll 952) adlı eserde kaydedildiğine göre bu uruğlar şunlardır: Ertim (Erdemi Yula, Kulbay (Külbey), Karabay, Tolmaç, Kapan, Çoban.
Peçenekler’in çok geniş bir sahaya yayılmış olmaları onların birkaç le birden sınırdaş olmalarını sağlamıştır. Nitekim Uz baskısı neticesinde I'* doğru hareket eden Peçenekler’in bir kısmı bu sıralarda Karadeniz’inkuîf) en önemli devlet olan Kiev Knezliği’nin güney sahasında kalmışlardır^^^ 890 yılından itibaren Kiev Rusyası’nın güney sınırlarına gelen ve tahmi”^ yıl Ruslar’ın güney komşuları olarak yaşayan Peçenekler ile Kiev Rusjası^^
yerleşik Rus topraklarına akınlar yaparak, Rus köylerini ve şehirlerini yağmalamışlar halkını da esir almışlardır. Peçenekler'le Ruslar 915’den 1036 yılına kadar yan yana 121 sene yaşamışlardır. Rus yıllıklarında Peçenekler’e ait ilk kayıt 915 yılına aittir. Yaklaşık bu 121 yıl içinde toplam 11 Peçenek akınından bahsedilmektedir. Kiev Knezliği döneminde yapılan bu akınlar sonucunda oluşturdukları tehdit sayesinde Peçenekler Ruslar’ın Dnyeper’i takiben Karadeniz'e inmelerine engel olmuşlardır.
Peçenekler onları Volga ötesindeki yurtlarından çıkaran Uzlar'ın batıya doğru ilerlemelerinden ve geldikleri Oka-Sura çevresinde bulunan kuvvetlerine karşı baskıyı arttırmalarından oldukça endişe duymuşlardır. XI. yüzyılın başlarında galiba Uzlar’ın ana kütlesi herhalde doğudan gelen Kimek-Kıpçak baskısı ile Volga'nm batı tarafına geçmiş ve Don boylarını işgale başlamıştı. Bu sırada Peçenekler de Dnyeper’e doğru kaymaya başlamışlardır. X. yüzyıl ortalarında bilhassa 943-972 yıllarında Peçenekler’den bir kısım Macaristan'a giderek yerleşmişlerdir. Ama ana kütle Dnyeper’in sağ tarafındaki Dnyester (Turla) boyuna ve bugünkü Basarabya’ya gitmiştir. XI. yüzyılın ortalarına doğru onbir uruğ halinde yaşadıklarını gördüğümüz Peçenekler bilhassa Uz baskısı karşısında devamlı batı'ya doğru gitmişler ve sürülerini otlatmak için elverişli otlaklar ile yaşayabilecekleri müsait kışlak sahalar aramışlardır. Böylece yeni yurtlar araya araya Tuna boyuna gitmişlerdir.
Uzlar, Kuman baskısı sonucunda Peçenekler’in üzerine doğru hareket etmişler ve Dnyeper nehrinin sol sahillerini ele geçirmişlerdir. Bunun üzerine Peçenekler Aşağı Tuna boyuna doğru ilerleyerek bir taraftan Macaristan’ın diğer taraftan da Bizans devletinin sınırlarına yaklaşmışlardır. Bu yaklaşım Bizans için lX.yüzyılda Balkanlar’da büyük tehlike yaratan Bulgarlar’a karşı Peçenekler'den yardım görüleceği ümidi ile oldukça memnun karşılanmıştır. Nitekim X. yüzyılın başlarında Bulgar hükümdarı Çar Simeon (893-927) Bizans’ın elinden bir çok yeri alarak İstanbul’u tehdit eder hâle gelmişti. Bulgarlar 914 yılında Edirne’yi zaptettikten sonra Trakya’yı baştan başa tahrip etmişlerdir. Bulgar tehlikesi karşısında fazla bir şey yapamayan Bizans bu sırada Karadeniz’in kuzeyinde bulunan Peçenekler’den yardım istemiş ve 915 yılında Kırım Khersones (Korsun)’deki komutanı leon Phokas'a Peçenekler’in Bulgarlar üzerine sevk edilmesi için her çareye başvurması emrini vermiştir. O da bu emri yerine getirerek Peçenekler'le buluşmuş ve Bulgarlar üzerine birlikte gitmeleri hususunda anlaşmıştır. Peçenekler 917 yılında Bulgarlar’la savaşmak gayesi ile Tuna’ya doğru harekete geçmişlerdir. Ancak tam bu sırada kendilerini Tuna’nın diğer tarafına geçirecek Bizans gemilerinin amirali Romanos Lekapenos ile kumandan Phokas'ın bir mesele yüzünden tartıştıklarını görünce Bizans’a güvenemeyeceklerini anlayarak geri dönmüşlerdir. Ancak Bizans, bu Peçenek-Bizans dostluğunun bozulmasına müsaade etmemiş, İstanbul’dan Peçenek başbuğlarına sık sık elçiler ve hediye-
ler göndermiştir. İki taraf arasında ticarî faaliyet de oldukça hare], takip etmiştir. Bizans’dan gelen kumaş, baharat, boya ve Peçene^^''^ çok düşkün oldukları süs eşyası ile mücevherata karşılık Peçenekj^S tutkal, kıymetli deri vb. satmışlardır. Bu şekilde Bizans-PeçenekmijK* -nin elçiler ve tüccarlar vasıtası ile yapıldığını söyleyebiliriz.
Peçenekler’in 932 veya 934 yıllarında Bizans'ın Karadeniz sahilin(jç|^ kalelerinden biri olan ihtimal Velender'i zaptetmelerinden sonra da by,,! betler dostâne bir şekilde devam etmiştir. Nitekim 972 yılında her j^; larında anlaşmışlar ve bu anlaşma sonucunda 1022 yılına kadar Tuna sahilleri Peçenekakınlarma maruz kalmamıştır. Ancak bu yıl Peçenek-fij;* nırlarının ortasında bulunan Bulgaristan'ın ortadan kalması üzerinePeçj^^ ile Bizans sınır komşusu olmuşlardır. Bu komşuluk neticesinde bundan Peçenekler'in akın sahasını Tuna'nın güneyi ile Bizans topraklan teşidij, tir. Nitekim çok kısa bir süre sonra 1026'da Peçenekler Bulgaristan'agj, Bizans askerlerinin çoğunu öldürmüşler ve kumandanlarını daesiralnn^ Bulgaristan valisi olan Konstantin Diogenes onlara karşı bir ordu ile lıai!| geçmiş ve Tuna'nın diğer tarafına kovmayı başarmıştır. Böylece Peçene^ dostluğu bir daha gerçekleşmemek üzere bozulmuştur. Özellikle 1062'deıi8 Bizans kaynaklarında Peçenekler'in Balkanlar'a yaptıkları akınlar hakku^ dukça fazla bilgi verilmektedir.
1030 yıllarında Bizans Balkanlar'da yeni ekonomik tedbirler almayab mış ve o güne kadar aynî olarak alınan vergilerin nakdî olarak verilmesilı ve mecburiyeti halk arasında büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. Bu rahatsa yer yer Bizans Devleti'ne karşı isyanların başlamasını sağlamıştır. Peçeneü durumdan istifade etmişler ve 1035 yılında Tuna'yı buzlar üzerindenjtp Moesiya ve Makedonya'ya kadar bütün Trakya'yı tahrip etmişlerdir. Peçeu yine 1036 yılında Bizans topraklarına üç akın daha yapmışlardır. Bu akmb; sonra 1048 3nhna kadar Peçenekler aralarındaki iç mücadeleler sebebiü bölgeye karşı herhangi bir saldırıda bulunmamışlardır
Peçenekler'in Tuna'nın kuzeydoğusundaki Dnyeper nehrinden Panofı kadar olan yerleri işgal ettikleri zaman başlarında asil bir âileye mensup» Turak bulunuyordu. Bu kavmin içerisinde cesareti ile kendini gösteren!' isminde başka bir başbuğ daha vardı. Peçenekler Turak'a asil bir âileyeeö* olduğu için hürmet ederlerken Kegen'e de cesaretinden dolayı saygı dıijn^ lardı. Turak bunu fark edince onu ortadan kaldırmak için hemen tedbir^ ancak Kegen bunu zamanında öğrenerek Dnyeper boyundaki bataklıklara^ kurtulmuştur. Daha sonra kendi uruğundakilere haber göndererek tarafın»! melerini istemiş ancak sadece 2 uruğ bu çağrıya uyarak yanına gelmiştiri» üzerine Kegen, Turak'ın yanında kalan 11 uruğa karşı mücadeleye başlı'' Bir süre sonra yaptığı mücadeleden bir netice alamayınca Bizans
Konstantin IXMonomakhos (1042-1055)'ın yanına gitmiştir. Bizans imparatoru tarafından iyi karşılanan Kegen'de Hıristiyanlığı kabul etmiştir. Bunun üzerine Monomakhos ona Tuna boyunda üç kale ile bir çok arazi vermiş ve onu Bizans'ın sadık bir dostu ve müttefiki olarak kabul etmiştir. Bu sırada Kegen'in yanında 20.0000 kişi bulunuyordu. Bundan sonra kendini garantiye alan Kegen, Turak ile olan mücadelesine yeniden başlayarak ona karşı saldırılar düzenlemiştir. Kaynaklar Kegen’i tâkip ederek Balkanlar'a gelen Turak’ın halkının mübalağalı bir şekilde 800.000 olduğunu söylerler. Bu saldırılar sonucunda Kegen elde ettiği esirleri Bizans’a köle olarak satmıştır. Bundan son derece rahatsız olan Turak, Bizans imparatoruna elçiler göndererek "müttefik olduklarını, daha önce yapmış oldukları anlaşmaya göre kendilerinden ayrılan Kegen’i kabul etmemesi gerektiğini" belirterek, "bu kaçakların kendilerine iade edilmesini" istemiştir. "Aksi takdirde bundan sonra kendisinin Bizans’ın müttefiki olmayacağını ve bütün kuvvetleriyle Bizans’a saldıracağım" bildirmiştir. Monomakhos ise gelen elçilere "sınırlarına iltica edenleri iade etmeyeceğini ve Kegen’den intikâm almalarına engel olmayacağını” söylemiştir. Elçilerin geri dönmelerinden hemen sonra Kegen’e ve Tuna boyundaki şehirlerin valisi Michail’e mektup göndererek Tuna sahillerini iyi gözetlemelerini emretmiş ve hemen akabinde Peçenekler'in Tuna’yı geçmelerine mani olmak için batıdaki kuvvetlerini ve yüz kadar savaş gemisini Tuna’ya göndermiştir. Bütün bu hadisler büyük bir ihtimalle 1048 yılında olmuştur. Turak elçilerinin dönmesinden sonra savaş hazırlıklarına başlamış ve kışın gelmesini beklemiştir. Nihayet kış gelmiş ve Tuna buzlarla kaplanmıştır. Şiddetli soğuklar yüzünden Bizans elçilerinin sahilleri çok iyi gözet-leyemedikleri bir sırada Turak bütün kuvvetleriyle Tuna'yı buzlar üzerinden geçmiş ve Bizans ülkesini yağmalamaya başlamıştır. Bunun üzerine Tuna valisi İmparatora mektup göndererek yardım istemiş, o da Edirne valisi Konstantin Arianites'e Makedonya’daki kuvvetlerini toplamasını emretmiştir. Birleşik Bizans kuvvetleri Kegen’in isteği üzerine harekete geçmişler ve büyük bir başarı kazanmışlardır. Başta Turak olmak üzere 140 Peçenek başbuğu Bizans’ın eline esir düşmüştür. Ancak Bizans daha sonra bu esirlerden askeri alanda faydalanmayı düşündüğü için onlara dokunmamıştır. Bu büyük zaferden sonra Kegen, Tuna boyunda kendisine verilmiş olan yere dönerken BizanslIlar on binlerce Peçeneği Batı Bulgaristan’daki Niş ile Sofya (Sardika) arasındaki düzlük araziye ve Makedonya'daki Ovçepoye diye bilinen yere yerleştirmişlerdir. Böylece ilk defa Peçenekler’den büyük bir grup yerleşik hayata geçmiştir.
Kegen ile Turak arasındaki bu mücadele Peçenekler için telâfisi mümkün olmayan bir sonunda başlangıcı olmuştur. Bizans Balkanlar’a yerleştirdiği Peçenekler’i özellikle Anadolu Selçuklularına karşı yapacağı seferlerde kullanmayı düşünmüş ve bu düşünceyle 1049 yılında Peçenekler’i Üsküdar taraflarına geçirerek, Selçuklular’a karşı göndermiştir. Peçenekler ilk
hareketlerinden dolayı hemen cezalandırmak istemiş ve bir ordu takip için göndermiştir. Peçenekler bu Bizans kuvvetlerine karşı birmuL*' göstermemişler ve Karadeniz'e yakın bir yerde Tuna'nın sol mecrasmıj,’ nan konaklamaya ve tarıma gayet münasip olan Yüz-tepe fŞumnuyaU bir yer)’yi işgal etmişlerdir. Böylece Bizanslılar'ın Peçenekler’i BulJ yerleştirmek, çiftçi yapmak, devlet hâzinesine ve orduya asker temin Selçuklu tehlikesine karşı kullanmak planı da suya düşmüştür.
Bu sırada Kegen'e bağlı PeçenekJer'den bir grup Bizans’ın mûtte| maya devam etmiştir. İmparator lX.Konstantinos, Kegen'i yanına pjı, Peçenekler'e karşı nasıl mücadele edeceklerini görüşmek istemiştin Kegen Byzantion (İstanbul)'a gelirken bir suikaste maruz kalmış veyarala kurtulmuştur Kegen'i yaralayan üç Peçeneği imparatorun yanına getimıijfe cak o durumun nezaketini görerek onları öldürmek yerine serbest bııalu Bu durum Kegen’in Peçenekler'i arasında büyük bir hoşnutsuzlukyaratn; Konstantinos onları sakinleştirmek için onlara çeşitli hediyeler gönfc se de buradan C/stanbul} ayrılarak Yüz-tepe'deki Peçenekler'le birleşmeli engel olamamıştır. Birleşen Peçenekler Bizans’a karşı saldırıya geçmişle Balkanlar’ı aşarak Edirne'ye yakın "zlu/e" diye bilinen mevkiye gelerelçi yağmalamışlardır. Bizans, Edirne valisini onları durdurmakla görevleıife ancak vali Peçenekler'le yaptığı savaşı kaybederek başkentten kendisineşn ordu gönderilmesini istemiştir. İmparatorun ise bu sırada yeni birorduji: recek durumu yoktu. Bu yüzden elinde esir bulunan Peçenek başbuğuTunl diğer Peçenek büyüklerinden kendisine bağlı kalacakları sözünü alarakssi* bırakmış ve onlardan kavimdaşlannı ikna etmelerini istemiştir. Ancak Tun* Peçenek büyükleri kavimdaşlannın yanma geldiklerinde hemen eskimi’ rine sahip olmuşlar ve Bizans'a verdikleri sözü unutmuşlardır. Bizans göndermekle Peçenek meselesini çözemeyeceğini anlamış ve Anadolu ılaki| vetlerinin yanma Frenk askerlerini de katarak Peçenekler'in üzerine miştir. Bizans Peçenekler’i kendi merkezlerinde yani Yüz-tepe de mali'^ düşünmüş ve Balkanlar’ı geçerek Yüz-tepe'ye yakın Dikane denilen yere-anadolu kasko
